Telefon
WhatsApp
AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİ ÜZERİNE!
300 X 250 Reklam Alanı

Pazar günü eski Çumra Ticaret Odası Başkanı Durmuş Çelik, İbrahim Çelik, MHP İlçe Başkanlığı yaptığım dönemde yönetim kurulu üyem Yenidoğan Mahallesi eski Muhtarı Ekrem Çelik’in anneleri eski Ocak Başkanımız İbrahim Camcı’nın kayınvalidesi vefat etti Allah rahmet eylesin ahiret yurdu cennet olsun. Çelik Ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

**

Bugünkü yazımıza dönersek, yaşadığımız zaman içinde muhakkak “Ahbap-Çavuş” sözünü duymuşsunuzdur.

“Karşılıklı çıkarları gözeterek gelişen ilişki biçimi olarak tanımlayacağımız ahbap çavuş kültürü;  içinde şark kurnazlığını, çıkarcılığı, çıkar sonrası vefasızlığı ve samimiyet yozlaşmasını da içeren bir deyimdir.

 Birey olmakta zorlanan kişilerin; hemşericilik, particilik, bölgecilik, mezhepçilik gibi ortak paydalardan değer nemalanmasıdır ahbaba çavuş kültürü

Ahbap çavuş kültürü o kadar yaygın ve içselleşmiştir ki üst düzey işler için değil halden taze balık alacaksan bile araya tanıdık koymak gerekmektedir.

Ahbap çavuş kültürünün köklerinde; “Torpil geçmek” “Dayısı olan dayısına dayanır” “Dayısı var” “Mahkemede dayın varsa korkma” “Arkalı köpek kurdu boğar” “Arkası güçlü” “Bizim arpalık” “Bizim kötümüz elin iyisinden iyidir” “Bizim adamımız” gibi deyimler nasıl oluştu bilir misiniz?

Ahbap çavuş kültüründe ne yetenekte olduğun ve neyi başardığından ziyade kimlerden olduğun ve kimleri tanıdığın önemlidir.

Bir kişiyle tanışırken geleneksel olarak diyalog “Nerelisin hemşerimle başlar,  kimlerdensin ve kimleri tanıyorsun?”  şeklinde devam eder.

Bu durum aslında insan ilişkilerinde önceliklerimizi belirleme bakımından ciddi bir ölçüt niteliği taşımaktadır.

Ahbap çavuş kültürü meşru dairede bir tanışma, kaynaşma ve dayanışma yönünde kullanıldığında faydalıdır. Kırsal kesimden büyük şehre gelmiş insanın şehir hayatının zorluklarına karşı hemşerilik bağıyla hayata tutunması doğal bir tutumdur.

 Meşru bir hakkı elde edebilmek için çıkan engeller karşısında insanın yakınlarından yardım talep etmesinde de yadırganacak bir durum yoktur. Kişinin hemşerisi, akrabası ve tanıdıklarıyla sosyal, kültürel, ekonomik etkileşim içinde olması ve kendini geliştirmesi de olumlu bir yaklaşımdır.”

Diye adam yazıyı uzatmışta uzatmış.

O zaman biz fazla uzatmayalım değil mi?

Yapılan işlerde tek düstur; Allah rızasına nail olmak olsa idi bu tür ilişkilerden bahsetmez idik.

Hiç unutmam Konya’da Organize Sanayi, Küçük Sanayilerde gezerken işyeri sahipleri bana;

--- Buyur Hacı Ahmet yahut Ahmet Başkan diye hitap etmeleri birlikte olduğumuz insanlıktan çok parayı ön planda tutan hemşerimiz bana;

--- Hacı Ahmet her yerde muhakkak bir tanıdığın var. Kendini buralarda nasıl tanıttın? Sorusuna yarı şaka cevap verdim;

--- Ağam bana çok pahalıya mal oldu.  Kolay bol sıfırlı çok para harcayarak seni de tanıtırız. Diye cevap verince;

--- Aman öyle tanınmak fala istemem. Varsın beni tanımasınlar. Ben paramı tanıyayım. Deyiverdi.

Cenabı Allah vefayı insanlara ihsan buyurdum. Diyor. İnsanlıktan çıkmış olanlarda vefa bulunur mu? Önce insan olacaksın, insanı insan yapan Allah ve Resulünün emrettiği ölçülerde yaşamak gerekir öyle değil mi?

Dolayısıyla vefasız insan bir nevi imansızdır, inançsızdır ki, yaratılış gayesinden fersah fersah uzaklaşmıştır. İnsanlıktan uzaklaşanlar insanlara giden yollara diken ekerler.

Öyle ya kimine para kimine iman gerekir. O imanla hizmet etme lütfu gerekiyor. Napolyon’un buna benzer cevabı vardır.

Napolyon’a esir düşen general şöyle konuştu;

--- Siz para için biz ise şerefimiz için savaşıyoruz.

Napolyon’un cevabı hazırdı;

--- Doğru herkes kendisinde olmayan şeyler için savaşır..

Bilmem anlatabildim mi?

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!