AİLE KURUMUNU KURTARMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR ?
Bir topum için aile kurumunun önemini, aile kurumuna zarar veren gelişmeleri, ailelerin yaşadığı dramatik olayları anlatmaya çalıştım.
Bir topum için aile kurumunun önemini, aile kurumuna zarar veren gelişmeleri, ailelerin yaşadığı dramatik olayları anlatmaya çalıştım. Bir de ailemizi ayakta tutmak ve bozulan aile kurumumuzu kurtarmak için önerilerimi dile getirmek, bu konuda yetkili ve etkili makamların dikkatini çekmek isti-yorum.
Daha önceki bir yazımda aile kurumumuzun sağlam te-meller üzerine oturması için bir öneri sunmuştum, evlenme adayları için bir evlilik kursu açılmasını önermiştim. Bu evlilik kursunun Halk Eğitim Müdürlükleri tarafından açılmasını; bu kurslarda bir doktorun, bir din görevlisinin, bir hukukçunun ve bir psikologun ders vermesini istemiştim. Ayrıca bir kanuni düzenleme yapılmasını, belediyelerimizin nikâh kıymak için evlilik kursundan alınacak belgeyi şart koşmalarını da istemiştim. Bu önerim, evlilik öncesi alınacak tedbirlerdendir.
Evlilik yapılıp ev hayatı başladıktan sonra ailenin sağlam ve sağlıklı bir şekilde yürümesi, çıkabilecek problemlerin bir ayrılığa sebep olmadan düzeltilmesi için yeni bir öneri sumak istiyorum:
Bildiğim kadarıyla il müftülüklerimizde fetva odaları ve danışma merkezleri vardır. Bu merkezlerde vaiz ve vaizele-rimiz görev yapmakta ve nöbet tutmaktadır. Bu görev, Müf-tülüklerimizin çok hayırlı ve isabetli bir hizmetidir. Bu fetva uzmanlarımızın tavsiyeleriyle nice aileler yıkılmaktan kur-tulmuştur, kurtarılmaktadır. Müftülüklerimiz bu güzel hizmeti geliştirmeli, genişletmeli, yeni uzmanlarla takviye etmeli, sakak ve mahalle bazında vaiz ve vaizelerimiz toplantılar, konferanslar ve ev sohbetleri düzenlemelidir. Hatta görevlen-dirilecek kabiliyetli vaizlerimiz ve vaizelerimiz tıpkı sağlık elemanlarının ve ebelerin yaptığı gibi ev ziyaretleri yapmalı, özellikle yeni evli geçlerin evleri tercih edilmeli, aile orta-mında sohbetler yapılmalı, varsa aile sorunları bu şekilde çözülmeli, aile yangınları büyümeden daha kaynağında sön-dürülmelidir.
Evet, ekonomik nedenlerle aileler parçalanmakta, göçler yaşanmakta, birbirini tanımayan insanlar arasında yolda, sokakta, telefonda ve internette kısa süreli tanışmalarla evlilikler gerçekleşmektedir. Bir anlık heyecanla, ani bir kararla evlenen ve birbirini tanımayan insanlar, evlendikten sonra yanlış yaptıklarını anlamakta, evden kaçmalar, şiddet uygulamaları, namus ve töre cinayetleri, psikolojik baskılar, sonuçta ayrılıklar ve boşanmalar yaşanmakta, mahkeme koridorları nice aile dramlarına sahne olmaktadır. Televizyon ekranlarında bu tür aile dramlarına ve aile sorunlarına hepimiz sık sık şahit olmaktayız. Televizyon programlarında telefonlarla hocalarımız sık sık ev hayatıyla ilgili sorulara muhatap olmakta, insanlar bir arayış içerisinde, derdini paylaşacak ve yol gösterecek rehberler aramaktadır.
Eskiden köy ortamında aileler, geniş akraba çevresi içinde yaşıyordu. Aile içinde çıkan sorunları aile büyüklerine götürüyorlar, mahkemelere düşmeden çözülüyorlardı, bir şekilde ailenin dağılması önleniyordu. Ayrıca gençler bugün-kü gibi iletişim araçlarıyla tanışmıyorlar, görücü usulüyle evleniyor, aile büyüklerinin onayanını alıyorlardı. Burada ailelerin dağılma, çözülme ve boşanma sebeplerini araştırmayı başka bir yazıya bırakarak, aile kurumuzun daha sağlam bir yapıya kavuşması içim müftülüklerimize ne gibi görevler düşer, onun üzerinde durmak istiyorum.
Bizim düşüncemiz, vaiz ve vaizelerimizin daha aktif görevler üstlenmesidir. Diyanet İşleri Başkanlığımız, yeni vaiz, vaize ve psikolog kadroları ihdas etmeli, bu insanları müftülük binasında bir odada oturtmamalı, cami kürsülerine hapsetmemeli, bu uzmanlar sokak sokak ev ziyaretlerinde bulunmalıdır. Genç evlilerle, daha sorun çıkmadan karşılıklı sohbet etmeli, Peygamberimizin ev hayatı, evlilere tavsiyeleri, karı-koca hakları, nikâh ve talak gibi kavramlar, evlilik ilişkilerinde haram ve helaller, aile içinde şiddetin yanlışlığı, ibadetin önemi anlatılmalıdır.











0 Yorum