BAYRAM O BAYRAM OLA
Bir ay boyunca sabrın, şükrün, kulluğun ve kardeşliğin en güzel örneklerini yaşadığımız Ramazan, gönüllerimizi ve kalplerimizi temizleyerek bizden ayrılıyor. Ardından ise kapımızı çalan, adeta bir mükâfat, bir sevinç ve bir diriliş günü olan Ramazan Bayramı geliyor.
Bayram sadece takvimde yer alan birkaç gün değildir. Bayram; kırgınlıkların unutulduğu, gönüllerin birleştiği, kalplerin yumuşadığı en özel zaman dilimidir. Bir ay boyunca nefsini terbiye eden insan, bayram sabahına daha arınmış, daha huzurlu bir kalple uyanır. Çünkü bayram, aslında bir kazancın ilanıdır; sabrın, ibadetin ve teslimiyetin karşılığıdır.
Bayramlar, Müslümanlara Rabbimizin ilahi hediyesidir. Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem), Medine’ye hicret ettiğinde halkın eğlence günleri olduğunu görünce şöyle buyurmuştur:
"Allah size o iki günün yerine daha hayırlısını verdi: Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı."
Bu söz, bayramın sadece sevinç değil; ilahi bir lütuf, bir kulluk mükâfatı olduğunu gösterir.
Ramazan boyunca açlıkla nefsi terbiye ettik, susuzlukla sabrı öğrendik, secdelerle Rabbimize yaklaştık. Şimdi ise bu ibadetlerin meyvesini toplama vakti. Bayram sabahı, tekbirlerle uyanan şehirler, camilere doğru akan müminler. Herkesin yüzünde aynı huzur, aynı tebessüm oluşturur.
Ashab-ı kiramın bayram anlayışı ise bizlere ayrı bir ufuk açar. Hz. Ali (radıyallahu anh) şöyle buyurur:
"İnsanın günahsız geçirdiği her günü bayramındır."
Bayram sadece yeni elbiseler giymek değil; günahlardan arınmış bir kalple Rabbine yönelmektir.
Bayramın bir diğer yüzü de kardeşliktir. Küskünlerin barıştığı, dargınların sarıldığı, fakirin gözetildiği gündür bayram. Hz. Ömer (radıyallahu anh), geceleri Medine sokaklarında dolaşır, aç ve muhtaç kimse var mı diye araştırırdı. Çünkü o bilirdi ki, bir beldede bir kişi açsa, o şehirde bayram eksiktir.
Efendimiz (s.a.v.) bayram sabahı en güzel elbiselerini giyer, güzel koku sürer, yolda giderken tekbir getirir ve müminlerin sevinçlerine ortak olurdu. Çocukları sevindirir, yetimlerin başını okşar, onların yüzünde bir tebessüm görmek için gayret ederdi.
Medine sokakları tekbirlerle yankılanıyor, çocuklar yeni elbiseleriyle sevinç içinde koşuşturuyordu. Herkesin yüzünde bir bayram neşesi vardı. Efendimiz (s.a.v.) de ashabıyla birlikte bayram namazına giderken bir köşede ağlayan bir çocuk gördü.
Yaklaştı, şefkatle sordu:
“Yavrum, neden ağlıyorsun? Bugün bayram, herkes sevinirken sen niçin mahzunsun?”
Çocuk, hüzün dolu bir sesle cevap verdi:
“Babam bir savaşta şehit oldu. Annem başka biriyle evlendi. Üvey babam beni istemiyor. Ne bayramlık elbisem var ne de bana sahip çıkan biri, Onun için ağlıyorum.”
Bu sözler üzerine Efendimiz, çocuğun başını okşadı ve şöyle buyurdu:
“İster misin ben senin baban olayım, Hz. Aişe annen olsun, Hz. Fatıma ablan olsun?”
Çocuk bir anda şaşırdı, gözyaşları durdu. Sevinçle:
“Nasıl istemem ya Resûlallah!” dedi.
Efendimiz onu alıp evine götürdü. Yıkadı, temiz elbiseler giydirdi, karnını doyurdu. Çocuk artık diğer çocuklar gibi neşeyle sokaklarda oynuyordu. Onu görenler şaşkınlıkla soruyordu:
“Sen az önce ağlayan çocuk değil miydin?”
O ise büyük bir gururla şöyle cevap veriyordu:
“Benim babam artık Allah’ın Resûlü’dür!”
Bayram; sadece sevinmek değil, başkalarını da sevindirmektir.Ümmetin yetimlerine, öksüzlerine sahip çıkabilmek, aç olanı doyurmak, kimsesizi sahiplenmek, yetimi güldürebilmektir.
İşte Efendimiz (s.a.v.)’in bayramı böyleydi.
Onun bayramında kimse yalnız değildi, kimse unutulmazdı.
Bugün bizlere düşen ise aynı ruhu yaşatmak:
Bir çocuğun yüzünü güldürebiliyorsak, bir yetimin kalbine dokuna biliyorsak, işte o zaman bayram gerçekten bayram olur.
Çünkü bayram, en çok onların bayramıdır.
Bugün bizlere düşen, bayramı sadece bir tatil değil; bir diriliş fırsatı olarak görmek. Gönüllerimizi temizlemek, kırgınlıkları silmek, büyüklerimizi ziyaret etmek, küçükleri sevindirmek. Bir yetimin başını okşaya biliyorsak, bir fakirin sofrasına katkı sunabiliyorsak işte o zaman bayram bayram olur.
Unutmayalım:
“Can bula canını, bayram o bayram ola”
Gerçek bayram, kalplerin buluştuğu, gönüllerin dirildiği, Allah’a yakınlığın hissedildiği gündür.
Rabbim bizleri Ramazan’ı hakkıyla idrak edip bayrama arınmış olarak ulaşan kullarından eylesin. Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun.











0 Yorum