ÇAĞRILMADIK YERE KİM GİDER?
Bizim Anadolu’da bir deyim vardır. “ÇAĞRILMADIK YERE ÇÖREKÇİ İLE BÖREKÇİ GİDER!”
Onların işi ticarettir. Alış veriş yapmak durumundadır.
O zaman ağırlığını bilecek ona göre hareket edeceksin öyle değil mi?
Bizden önce yaşayan büyüklerimizin ifadesi ile tufeyli olmayacaksın.
Ne demek mi tufeyli?
Fazladan, (davetsiz ziyafete gider) Tufeyli adında birisinden gelmektedir. Sahte, dalkavukluk, çanak yalayıcı. Başkasının sırtından geçinen asalak, parazit tanıma dikkat ediniz!
Tufeyli, başkalarının sırtından geçinen, onlara dayanarak hayatını sürdüren bir parazit, gözü hep elin - âlemin kapısında bir asalaktır.
O, her gürültüyü bir düğün, her kaynaşmayı bir ziyafet zannedecek kadar hazım sisteminin altında kalmış bir iradesizdir.
Bu itibarla, kendisine gösterilen her tebessümü bir davet mukaddimesi, her kaşıntıyı bir sadaka verme hamlesi sayarak, daima ümitlenir ve hep yutkunur durur.
Tufeyli hayatı;
TUVALET+ MUTFAK+ YATAK ODASI arasına döşenmiş boru gibi hayatı sürdürürler.
Tufeylinin böylesi, mide ve bağırsaklarının esiri bir sefil ve zavallı bir parazittir ki; hep kendi iradesine kement atar, hep kendi ruhunu sefilleştirir. Onun, başkaları nazarındaki sevimsizliği kat'i görülse bile, bütün bütün zararlı olduğunu iddia etmek oldukça zordur.
Vâkıa, zararlı dahi olsa, çevrenin ona karşı sürekli nefret ve teyakkuzu, tufeylinin başkaları tarafından taklit edilmesine mâni olacağı gibi, kısmen dahi olsa, onun tufeylîliğini de engelliyecektir.
Fikri hayatı da çocuk düşüncelidirler.
Kendini bulamamış, benlik sırlarına erememiş taklitten öteye geçememişlerdir.
Böyleler hiçbir zaman muteber olmazlar.
Şartlar ne olursa olsun onların bakış açısı değişmez.
Hiçbir zaman özüne sadakat beklenemez.
Çok az da olsa bir menfaat karşısında en yakın bildiği can mesabesindekileri bile üç kuruşa satabilecek kapasitedirler.
Böylesi tufeylileri iyi tanımak durumundayız.
Hem canımız hem cananımız zarar görür.
Öyle ise duruşumuz Allah ve Resulünün emrettiği ölçülerde olsun!
Diyerek tufeyli diye sizlere kimleri tanıtmış oluyorum. Bir fıkra ile yazımız bitirelim mi?
Temel, okulda öğretmenine sormuş;
--Öğretmenim balıklar neden konuşmaz?
Öğretmen şaşkın şaşkın bakarken, sıradaki arkadaşı Temel'e hemen cevap vermiş:
-Ula Temel, senin kafanı da öyle suya soksalar sen de konuşmazdın.











0 Yorum