Telefon
WhatsApp
CAMİYE ÇOCUK GETİRMEK Mİ, CAMİYE SAHİP ÇIKMAK MI?
300 X 250 Reklam Alanı

Bu söz doğrudur, yerindedir, hatta zaruridir.

Ama gelin şu soruyu da samimiyetle soralım:

Biz çocuklarımızı camiye getiriyor muyuz, yoksa camiye bırakıp gidiyor muyuz?

Bakın açık konuşayım,

Son zamanlarda camilerimizde yaşanan manzaralar içimizi acıtıyor. Babası ön safta huşû ile namaza durmuş, çocuk arka tarafta…

Biri hopluyor, biri zıplıyor.

Biri dört takla atıyor,

Biri top oynuyor,

Biri uzun eşek kurmuş,

Biri tekme atıyor…

Daha da vahimi ne biliyor musunuz?

Marketlerde satılan, iskambil kâğıtlarına benzeyen oyun kartları var ya,Çocuklar caminin arka tarafında yuvarlak masa gibi oturup oyun oynuyor.

Burası cami mi, oyun salonu mu belli değil.

Şimdi sormazlar mı adama:

Bu çocuk camiye mi gelmiş, oyuna mı?

Bakın kimse çocuklara düşman değil.

Kimse “çocuk camiye gelmesin” demiyor.

Tam tersine…

Çocuk caminin süsüdür, neşesidir, bereketidir.

Ama her şeyin bir edebi, bir usulü vardır.

Çocuk camiye geldiğinde şunu öğrenmeli:

Burası oyun yeri değil

Burası saygı yeridir

Burası Allah’ın evidir

Bu da lafla değil, babanın duruşuyla öğrenilir.

Babası çocuğu yanına alacak.

Safın ucunda da olsa, arkasında da olsa…

Ama yanı başında olacak.

Baba namaza dururken çocuğunun omzuna elini koyacak.

Evladım, şimdi Allah’ın huzurundayız diyecek.

Yanında dimdik duracak.

Çocuk ne yapar biliyor musunuz?

Babasını taklit eder.

Baba ciddiyse çocuk da ciddileşir.

Baba sahiplenirse çocuk da edepli olur.

Ama baba çocuğu arkaya salarsa…

Git oyna, beni rahatsız etme derse…

İşte o zaman işin cırkı çıkar.

Sonra ne oluyor?

Cemaatten biri diyor ki:

“Artık camide huşû kalmadı.”

Haklı mı?

Vallahi haklı.

Huşû sadece kalple olmaz, ortamla da olur.

Namaz kılan adam secdede,

arkada çocuklar gürültü patırtı…

Bu ne namazdır, bu ne haldir?

Bakın eskiler ne yapardı?

Çocuk camiye gelirdi ama babasının dizinin dibinde dururdu.

Ses çıkarmazdı.

Çünkü baba öğretmişti.

Biz şimdi çocuk sevinsin derken,

camiyi sevdirelim derken,

farkında olmadan caminin ruhunu zedeliyoruz.

Çocuğa camiyi sevdirmek,

camide sınırsız serbestlik demek değildir.

Tam tersine…

Çocuğa camiyi sevdirmek,

caminin edebini öğretmektir.

Son sözüm şudur sevgili dostlar:

Ne olur Allah için…

Çocuklarımızı camiye getirirken yanı başımıza alalım.

Onları arkaya salıp oyuna terk etmeyelim.

Camiye gelen çocuk, namazın bir parçası olduğunu hissetsin.

O zaman ne olur biliyor musunuz?

Hem çocuk camiyi sever,

hem cemaat huzur bulur,

hem de camilerimiz asıl kimliğine kavuşur.

Cami, oyunla değil;

edeple, örnekle ve babanın sahiplenmesiyle çocuklara sevilir.

Kalın sağlıcakla, hayırlı Ramazanlar…

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!