ÇUMRALI OLMAK YA DA ÇUMRALIYIM DİYEBİLMEK
İnsan ve insanlık tarihlerinde bazı rakamlar önemlidir. Mesela salt insanı ele alırsak 25, 50 ve 75.yaşlar önemlidir.
Şirketler kendilerini överken geride bıraktıkları yılları belirtir ve bu tarih söylemi ile güven kazanmaya çalışırlar. Milletler binlerce yıllık geçmişleri ile övünür, tarihin kaydettiği en eski milletlerden birisi olmakla övünürler. Biz Türkler de ağzımız açıldığında beş bin yıllık bir geçmişten bahseder ve bu geçmiş tarihte kurduğumuz devlet ve kültürle övünürüz.
Fransız tarihçisi Camille Jullian “Fransa toprağı bin yılda Fransız milletini yarattı” demiş. Yani milletleşme sürecinin ne kadar meşakkatli ve zor bir süreç olduğunu belirtmiş.
Biz de bu yıl doğup büyüdüğümüz ve içinde yaşadığımız Çumra’mızın kuruluşunun 100.yılını kutluyoruz. Milletleşme süreci için kısa bir dönem yüz yıl. Ama öyle küçümsenecek bir rakam da değil. Her bir nesli 25 yıl olarak alırsak demek ki dört kuşaklık bir geçmişe sahip Çumra. Dört kuşak ortak bir kültür ve ortak bir yaşam kurmak için yeterli bir zaman diye düşünüyorum.
Ülkenin çeşitli bölgelerinden gelenler yanında Bulgaristan, Romanya gibi Balkan ülkelerinden gelen hemşehrilerimiz var. Bunların yanında ilçemize bağlı köylerden veya Konya’ya bağlı ilçe ve bu ilçelerin köylerinden gelip Çumra’ya yerleşen ciddi bir nüfus var. Bütün bu insanlar yıllarca bir arada yaşayarak ortak bir kültür meydana getirdiler veya getirme gayreti içerisinde oldular. Ve sıra geldi ne kadar Çumralı olabildiğimizi test etmeye.
Biz vatan için serden, sevdadan, anadan, yardan geçen bir milletiz. Bunu da tarih boyunca defalarca ispatlamışız. Vatan ve toprak söz konusu olunca bizim kadar rahat ve gülerek ölüme koşan bir millet yoktur herhalde… Ancak biz Çumra sevgisi için kimsenin yardan ve serden geçmesini istemeyeceğiz. Sadece geride bıraktığımız 100 yıl bizi ne kadar Çumralı yaptı bunu test edeceğiz. Bu testi birileri yapmayacak. Biz kendi kendimize uygulayacağız.
Mesela;
*İlçemizin ekonomik kalkınması için hangi faaliyetleri yapıyoruz veya yapanlara ne kadar destek oluyoruz? *Gençlerimizin eğitim ve öğretiminde elimizi taşın altına ne kadar sokuyoruz. Bizim yapacağımız bir iş olduğu zaman maddi veya manevi anlamda orada oluyor muyuz? *Cadde ve sokaklarımızın temizliğine kendi evimize gösterdiğimiz özeni gösteriyor muyuz?
*Çumramızın kültür ve sanat hayatına katkıda bulunmak için kurulmuş olan vakıf, dernek veya topluluklara ne kadar destek veriyoruz?
*Çocuklarımızın ortak bir yaşam kültürü oluşturmaları adına hangi çalışmaları yapıyoruz veya bu çalışmaları yapanlara ne tür destek veriyoruz?
Bu sorular uzar gider… Ancak biz sizleri sorularla bunaltmak istemiyoruz. Sizlerden tek istediğimiz daha yüz yıllık bir geçmişi olan çiçeği burnunda genç sayılabilecek ilçemizi gelecek yüz yıllara hazırlamada hep birlikte el ele yürümek.
Bu birliktelik bir ortak kültür oluşturmamızı sağlayacağı gibi çocuklarımızın geleceğinin güvence altına alınması için de önemli bir adım olacak. Geleceğe atılacak her sağlam adım çocuklarımız için güvenli bir ortam oluşması demektir. Bunu hep birlikte, mutlu bir Çumra kurma adına yapmak zorundayız.
Biz Çumra Kültür ve Sanat Topluluğu olarak bu konuda çalışıyor ve çabalıyoruz. Sizlerin desteği bu çabayı daha anlamlı hale getirecek. 100. yaşımızı kutlamak için yaptığımız hazırlığa sizin de elinizde bulunan eski Çumra fotoğraflarını, Çumra’ya ait yöresel alet, edevat veya giyim çeşitlerini bize ulaştırarak katkı yapmanızı bekliyoruz.
Bakalım geride bıraktığımız yüz yıl içerisinde ne kadar Çumralı olmuşuz ve Çumra adına hangi ortak paydaları üretmişiz?











0 Yorum