Telefon
WhatsApp
DİNDE ZORLAMA YOKTUR
300 X 250 Reklam Alanı

      Bizim atalarız fethettikleri bölgelerde kültürlerini, dillerini ve dinlerini asla dayatmamışlar, güzel örnek olmuşlar, adalet götürmüşler, inançlara ve dinlere saygı duymuşlar, gönüllü müslüman olmalarını esas almışlardır. Gayrimüslimleri sadece askere almamışlar, her türlü işlerinde onları kullanmışlar, ticarette ve ziraatta ayırmamışlardır. Hata Osmanlı ülkesinde özellikle 19. ve 20. asırda en zengin olanlar gayrimüslimler olmuştur. Bugün de gayrimüslimler Türkiye Cumhuriyetinin en zengin kesiminin içindedir. Gayrimüslimlerin zenginleşmelerinin temlinde, ticarete yatkın olmaları ve askerlikten muaf tutulmaları yatar.

       Anadolu yarımadasını kültürel doku bakımından iki bölgeye ayırabiliriz: Doğu ve Batı Anadolu. Orta Anadolu’yu da içine alan Doğu Anadolu insanı daha mütedeyyindir. Geleneklerine daha bir bağlıdır ve Avrupalının modern yaşam tarzından fazla etkilenmemişlerdir. Bu bölgelerde dini ritüellerin daha çok yaşanmasında şüphesiz medreselerin, şeyhlerin, hocaların etkisi büyüktür. Konya’da, Kayseri’de, Sivas’ta, Van’da ve Erzurum’da kurulan medreseler, Mevlana, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli gibi manevi şahsiyetler halkın dindarlaşmasında etkili olmuştur.

       Ege ve Akdeniz kıyıları, Trakya bölgesi, Rum ahalinin yoğun olarak yaşadığı, sık sık karışıkların ve işgallerin olduğu bölgelerdir. Dolayısıyla buralarda yaşayan Müslümanlar, içlerinde yaşayan azınlıkların da etkisiyle daha özgür ve modern yaşamayı tercih etmişlerdir. Dini referans alan partilerin oy oranları bile bu bölgelerde düşüktür.

      Evet, bu bölgelerimizde içki ve kahve alışkanlığı daha yaygındır. Kadınlar daha rahat ve açık giymektedir. Bu giyim tarzında elbette iklimin ve sıcaklığın da etkisi vardır.

      Sonuç olarak Anadolu yarımadası, iklimiyle, toprağıyla ve insan yapısıyla, inanç değerleriyle homojen bir özellikte değildir. Farklı kokuda ve renkte çiçekler bir bahçede toplanmış, bir armoni ve güzel bir desen oluşturmuşlardır.  Bu deseni tek renge dönüştürmeye çalışmak yanlıştır. En akıllıca yol, bu deseni olduğu gibi kabul etmek, kimseyi belirli kalıplara ve ideolojiye zorlamamak, bir devlet ve ay yıldızlı bayrak altında özgürce birlikte yaşamayı temin etmektir. Daha on beşinci asın yarısında Sulta Fatih, bu gerçeği görmüş, Müslümanlarla gayrimüslimlerin yan yana yaşadığı bir sistem kurmuştur.

     Laiklik ilkesini bu şekilde anlayabilirsek, laik-antilaik çatışması gibi bir problem kalmayacak.     

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!