GÖNÜL BAĞI!
Eski Çumra Belediye Başkanı, Konya Pancar Kooperatifi ve Pankobirlik Genel Başkanı, 25 ve 26. Dönem Karaman Milletvekili, Çumra Şeker Fabrikası ve 46 Fabrikanın Kurucusu, bölgemizde devasa hizmetlerde bulunan, proje adamı, Yol Arkadaşım RECEP KONUK'UN kıymetli evladı FATİH KONUK'UN Vefat haberini üzüntü ile öğrenmiş bulunuyorum.
Fatih Konuk'a Allah rahmet eylesin ahiret yurdu cennet olsun.
Recep Konuk Başkana ve bütün KONUK Ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum...
Yazı yazarak sosyal paylaşım sitesinde paylaşım yaptım.
Bunun yanında Ersal Özkan Kardeşimin “GÖNÜL BAĞI” başlıklı yazısını noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşım yapıyorum.
“GÖNÜL BAĞI”
“Ölüm kaç yaşında, nasıl gelecek bilmiyoruz… Bildiğimiz tek şey, her canlının mutlaka ölümü tadacağıdır.
Ama yine de genç yaşta, uykusunda Rabbine yürüyen Fatih kardeşimize ölüm hiç yakışmadı…
Bazı insanlar ölürken sadece bir can toprağa verilmez…
Bir babanın omuzları çöker, bir annenin içi susar, kardeşlerin çocukluğu yarım kalır, bir şehrin üzerine tarifsiz bir sessizlik iner…
Fatih’in ardından da tam olarak böyle oldu…
Tanıyanlar bilir; Recep Konuk Başkan’ın evlatları son derece saygılı, mütevazı insanlardır. Ben Başkan’ın yanında çalıştığım süre boyunca hep saygı gördüm. Ayrıca çocuklarının fabrikaya müdahil olmamaları, hatta fabrika hakkında konuşurken bile dikkatli davranmaları hep dikkatimi çekmiştir.
Ölüm haberini alır almaz Başkan’ın evine koştum. Haber henüz tazeydi ama daha o anda bile insanlar akın akın oraya gidiyordu. Kalabalığın arasında Recep Başkan’ın yanına vardım. Hayatta çok büyük sıkıntılar görmüş o dev gibi adamı ilk defa bu kadar üzgün gördüm.
Bir baba düşünün…
Ömrü boyunca binlerce insanın derdine koşmuş…
Yüzlerce aileye umut olmuş…
Bir şehir ayağa kalksın diye gecesini gündüzüne katmış…
Ama şimdi kollarının arasında, en sevdiği emaneti sessizce toprağa uğurluyor…
Kolay değil…
Evlat acısı…
Allah hiçbir anneye, hiçbir babaya evladının tabutuna bakmayı nasip etmesin…
Ama o bizim hep güçlü gördüğümüz kahramanımızdı. Nice zor süreçlerden geçmişti. Hatta çoğu zaman üzülmek yerine bizi teselli eden oydu.
Hiç unutmam; bir gün her şey üstüne üstüne geliyordu. Panagro Et-Süt Entegre Tesisleri yanmıştı. Çok sevdiği annesi hastaydı, kendisi hastaydı.
“Başkanım,” dedim, “benim bile üzerimde yaralar çıktı, sen nasıl dayanıyorsun?”
Şöyle demişti:
“Reis, biz işimizi tam yaptıktan sonra hiçbir şeyi kafana takma.”
İşte o kadar güçlü gördüğümüz adamın gözlerinde bugün tarifsiz bir yorgunluk vardı…
Çünkü bazı acılar vardır; ne makam tanır, ne servet, ne güç…
Evlat acısı hepsini susturur…
Yanına vardım, sarıldım. Belli etmese de ağlıyordu…
Kulağına eğilip şöyle dedim:
“Başkanım… Kan bağı elbet bir gün biter. Ama senin bu milletle gönül bağın var. Bu memlekette hayatına dokunduğun on binlerce evladın var…”
Çünkü yaptığı fabrikalarla binlerce aileye iş olmuş, aş olmuş; Anadolu’nun babası olmuştur.
Yağmurla aldık ölüm haberini…
Yağmurla uğurladık güzel yüzlü Fatih’imizi…
Sanki gökyüzü bile dayanamadı bu ayrılığa…
Toprağa düşen her damla, insanların gözünden düşen yaşa karışıyordu.
Türkmencamili Köyü böylesine bir kalabalığı belki de ilk kez gördü. On binlerce insan Recep Başkan’ın yanına koşuyordu; “Biz de senin evladınız” dercesine…
İnsanlar ağlıyor, gökyüzü ağlıyordu…
Dev gibi bir adam ise yıkılmadan ayakta duruyordu.
Çünkü o sadece bir ailenin değil, bu memleketin de babasıydı…
O çökerse bir şehir çökerdi.
O ağlarsa gökyüzü günlerce ağlardı…
Akşam üzeri Çumra’ya dönerken vardiya işçilerini taşıyan servis araçlarının yanından geçtik. Her yüz hüzünlüydü. Sanki masmavi bir deniz çekilmiş, geriye kurak bir acı bırakmıştı kalplerde…
Kimsenin konuşmaya mecali yoktu…
Bazıları camdan dışarı bakıyor, bazıları başını öne eğmiş sessizce düşünüyordu. Çünkü herkes aynı şeyi hissediyordu:
Bu acı sadece bir ailenin değil, bir memleketin acısıydı…
İnsan o an bir kez daha anlıyor:
Ölüm, hayatın tek sarsılmaz gerçeği…
Birçoğumuzu yarım asır sonra kimse hatırlamayacak…
Ama Recep Konuk, daha yaşarken tarihin altın sayfalarına adını yazdırmış bir liderdir. Yunus misali, aradan asırlar geçse de ismi yaşayacaktır.
Ve Fatih kardeşim…
Sen belki genç yaşta gittin ama arkanda sadece gözyaşı değil, güzel bir insanın hatırasını bıraktın…
Bazı insanlar toprağa gömülür…
Bazıları ise insanların kalbine emanet edilir…
Sen artık bu memleketin duasındasın kardeşim…
Bir şehrin değil, bir ülkenin başı sağ olsun…
Fatih’im…
Mekânın cennet olsun kardeşim…
Ersal Özkan”











0 Yorum