HELAL LOKMA: BEDENİN GIDASI, RUHUN NURUDUR
İnsan hayatında birçok nimet vardır. Ancak bunların içinde öyle bir nimet vardır ki hem dünyamızı hem de ahiretimizi etkiler: Helal lokma.
Kazancın helal olması, yenilen ve içilenin meşru yollardan elde edilmesi, İslam'ın üzerinde önemle durduğu hususlardan biridir. Çünkü helal lokma sadece bedeni beslemez; kalbi aydınlatır, ibadete güç verir ve duaların kabulüne vesile olur.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Ey insanlar! Yeryüzündeki helal ve temiz olan şeylerden yiyin." (Bakara, 2/168)
Bir başka ayette ise:
"Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin." (Bakara, 2/172)
Bu ayetler göstermektedir ki Müslüman için önemli olan sadece yemek değil, o yemeğin hangi yolla kazanıldığıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de helal kazancın önemini şöyle ifade etmiştir:
"Helal kazanç peşinde koşmak, farzlardan sonra gelen bir görevdir." (Beyhakî)
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurur:
"Allah temizdir, ancak temiz olanı kabul eder." (Müslim)
Haram lokmanın manevi hayata verdiği zararı anlatan ibretli bir hadis de şöyledir:
"Bir kimse uzun yolculuk yapar, saçı başı dağılmış halde ellerini semaya kaldırıp 'Ya Rabbi, Ya Rabbi' diye dua eder. Halbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır. Böyle bir kimsenin duası nasıl kabul edilir?" (Müslim)
Tarihimizde helal lokmaya gösterilen hassasiyetin sayısız örneği vardır. Rivayet edilir ki Hz. Ebû Bekir (r.a.), hizmetçisinin getirdiği bir yiyecekten yemişti. Daha sonra bunun cahiliye döneminde elde edilmiş şüpheli bir kazançtan geldiğini öğrenince parmağını boğazına götürerek yediğini çıkarmaya çalıştı ve şöyle dedi:
"Eğer bu lokma canımla birlikte çıkacak olsaydı yine de onu çıkarırdım."
İmam-ı Âzam Ebû Hanife Hazretleri de ticaret hayatında son derece titizdi. Bir kumaşta kusur bulunduğunu ortağına söylemeyi unutunca, o kumaş satıldı. Kusurun müşteriye söylenip söylenmediği bilinmediği için satıştan elde edilen bütün geliri sadaka olarak dağıttı. Çünkü onun nazarında şüpheli kazanç yerine fakirlik daha hafifti.
Tasavvuf büyüklerinden biri şöyle der:
"Bir lokmanın helal olması için sadece ağıza değil, gönle de temiz ulaşması gerekir."
Gerçekten de helal lokma; huzurlu ailelerin, salih nesillerin ve bereketli ömürlerin temelidir. Haram ve şüpheli kazanç ise kalbi karartır, bereketi azaltır ve insanı manevi sıkıntılara sürükler.
Bugün bizlere düşen görev; kazancımızın kaynağını gözden geçirmek, alışverişlerimizde dürüst olmak, kul hakkından sakınmak ve çocuklarımıza helal lokmanın değerini öğretmektir. Çünkü helal lokma ile büyüyen nesiller, hem topluma hem de ümmete faydalı bireyler olacaktır.
Rabbimiz bizleri helalinden kazanan, helalinden yiyen ve duaları kabul olunan kullarından eylesin.











0 Yorum