Telefon
WhatsApp
İMANI MUHAFAZA ETMEK
300 X 250 Reklam Alanı

Para kaybedilir, mal mülk elden çıkar, makamlar değişir; fakat insanın dünyadaki ve ahiretteki asıl sermayesi imanıdır. Bu nedenle mümin için en önemli meselelerden biri, sahip olduğu imanı korumak ve hayatının sonuna kadar iman üzere yaşamaya gayret etmektir.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:

“Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab’a ve daha önce indirdiği kitaba iman edin.”

(Nisâ, 4/136)

Bu ayet bize imanın sadece “inandım” demekle bitmediğini, imanımızı sürekli beslememiz ve sağlamlaştırmamız gerektiğini hatırlatmaktadır.

İMAN KALBİN NEFESİDİR

Nasıl ki bedenimiz nefes almadan yaşayamazsa, kalbimiz de imanla hayat bulur. Kalp Allah’tan uzaklaştıkça insanın iç dünyası boşalır; dünya nimetleri çoğalsa bile gönül huzuru azalabilir.

Rabbimiz şöyle buyurur:

“Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”

(Ra‘d, 13/28)

Öyleyse imanımızı muhafaza etmek istiyorsak Allah’ı hayatımızın merkezine koymalıyız. Namazımızı aksatmamalı, Kur’an’la bağımızı güçlendirmeli, dua ve istiğfarı dilimizden düşürmemeliyiz.

İMANI KORUMANIN EN GÜZEL ÖRNEKLERİNDEN BİRİ: HZ. YUSUF

Hz. Yusuf’un hayatı, imanını her şartta koruyan bir insanın nasıl olması gerektiğini gösteren en güzel örneklerden biridir.

Hz. Yusuf daha çocuk yaşta kardeşlerinin kıskançlığı sebebiyle kuyuya atıldı. Daha sonra bir köle olarak satıldı. Yıllar sonra ise büyük bir imtihanla karşılaştı. Güzelliği, gençliği ve bulunduğu ortam onun için ciddi bir sınavdı.

Kendisine günaha çağrı yapıldığında Hz. Yusuf’un cevabı çok anlamlıydı:

“Allah’a sığınırım! Doğrusu Rabbim bana güzel bir makam verdi. Şüphesiz zalimler kurtuluşa ermez.”

(Yûsuf, 12/23)

Dikkat edelim: Hz. Yusuf, günahın kapısı açıldığında fırsatı değil Allah’ı düşündü.

Üstelik bu imtihandan kurtulmak için hapse girmeyi bile göze aldı. Çünkü onun için özgürlükten daha değerli olan şey, imanını ve iffetini korumaktı.

İşte iman budur.

İman; kimsenin görmediği yerde Allah’ın gördüğünü bilmektir.

İman; günah için fırsat çıktığında “Beni kimse görmüyor.” demek yerine, “Rabbim beni görüyor.” diyebilmektir.

İman; dünya menfaati ile Allah’ın rızası arasında kalındığında Allah’ın rızasını tercih edebilmektir.

GÜNAHLARA KARŞI DİKKATLİ OLMALIYIZ

İmanı zayıflatan en önemli sebeplerden biri de günahlara karşı duyarsızlaşmaktır. Küçük görülen bir günah, tekrarlandıkça kalpte iz bırakabilir. Dilimizi yalandan ve gıybetten, gözümüzü haramdan, elimizi haksızlıktan, kazancımızı haramdan korumalıyız.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Haram da bellidir, helal de bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli şeyler vardır.”

(Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107)

Mümin, sadece haramlardan değil, kendisini harama götürebilecek yollardan da uzak durmaya çalışmalıdır.

ARKADAŞIMIZI İYİ SEÇMELİYİZ

İnsanın imanı ve ahlakı, çevresinden etkilenir. Güzel insanlarla beraber olan kişi güzelliklerden nasiplenir; kötü alışkanlıkları olan kimselerle sürekli beraber olan kişi ise zamanla onların davranışlarından etkilenebilir.

Bu sebeple bize Allah’ı hatırlatan, namaza teşvik eden, iyiliği tavsiye eden, kötülükten sakındıran insanlarla dostluk kurmalıyız.

KUR’AN VE SÜNNETTEN UZAKLAŞMAMALIYIZ

Kur’an, hayat yolculuğumuzdaki rehberimizdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) ise Kur’an’ın hayata nasıl aktarılacağını bize gösteren en güzel örnektir.

Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Andolsun, Allah’ın Resûlü’nde sizin için güzel bir örnek vardır.”

(Ahzâb, 33/21)

Peygamberimizin hayatını okumak, onun sabrını, merhametini, adaletini, ibadetini ve güzel ahlakını öğrenmek imanımızı güçlendirir.

AHİRETİ UNUTMAMAK

Dünya geçicidir. Hepimiz bu dünyaya misafir olarak geldik ve bir gün Rabbimizin huzuruna döneceğiz.

Kur’an-ı Kerim’de:

“Her canlı ölümü tadacaktır.”

(Âl-i İmrân, 3/185)

buyrulmaktadır.

Ölümü hatırlamak insanı karamsarlığa değil, sorumluluğa sevk etmelidir. Bugün elimizde olan fırsatların yarın elimizde olmayabileceğini düşünerek hayatımızı iman, ibadet ve güzel ahlak üzere yaşamaya çalışmalıyız.

SON SÖZ

İman bir emanettir. Bu emaneti korumak için namazımıza sahip çıkalım, Kur’an’dan kopmayalım, günahlardan uzak duralım, güzel insanlarla dost olalım ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ahlakını hayatımıza taşımaya çalışalım.

Hz. Yusuf’un kıssasından da ders alalım: İmanı korumak bazen bir dünya fırsatından vazgeçmeyi gerektirebilir. Fakat Allah için terk edilen hiçbir şey karşılıksız kalmaz.

Rabbimiz bizlere Hz. Yusuf gibi imtihanlar karşısında sabır ve iffet, sıkıntılar karşısında metanet, nimetler karşısında şükür ve her hâlükârda imanımızı muhafaza etme gücü nasip eylesin.

Allah’ım! Kalplerimizi iman üzere sabit kıl. Bizi dünyada da ahirette de imanla yaşat ve imanla huzuruna al. Âmin.

 

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!