ŞAMPİYONLUK EMEKLERİN KARŞILIĞI
Dünya futbolunun geçmişten günümüze kadar gelen şampiyonluk yaşamış, o güzel duyguları tatmış tüm futbol severleri bir kez daha huzurlarınızda tebrik ediyorum.
Dünya futbolunun geçmişten günümüze kadar gelen şampiyonluk yaşamış, o güzel duyguları tatmış tüm futbol severleri bir kez daha huzurlarınızda tebrik ediyorum.
Dünya Kupası'nı, Kıtalar Arası Şampiyonlukları, Profesyonel lig ve Amatör Ligler, Okul Sporları, Her Çeşit Turnuvalarda Şampiyonlukları olan insanları kutluyorum.
Değerli Okuyucularımız ÇUMRA 26 HAZİRAN GAZETEMİZİN sayfalarını her hafta sizler için süsleyerek donattığımız güzelliklerimize ekibimizle birlikte devam ederken haz alarak, mutlu olarak sonsuza kadar yazmaya sizlere aktarmaya devam edeceğiz.
Tabiki ligler bitti, şampiyonluk Yaşayanlar, ligden düşenler belli oldu. Birilerini tebrik eder, birilerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz .
Şampiyonluklar hakkında yazmak istedim bu hafta. Şampiyonluk denince akılımıza mutlu son gelir. Belkide bir ağacın mevsim sonu meyve vermesi veyahut emeklerin karşılığını almak gelir aklımıza.
Şampiyonluk sabır ister...
şampiyonluk adanmışlık ister...
şampiyonluk dikkat ister...
şampiyonluk ekip ruhu ister...
şampiyonluk inanç ister...
şampiyonluk güven ister...
şampiyonluk birlikte mücadele ister... şampiyonluk çok çalışmak, çalışmak, ve çalışmak ister...
Bütün o antrenmanlar, maçlar, deplasmanlar, goller, hakem golümüzü yedi'ler, puan hesapları, kazanmalar, kaybetmeler, üzülmeler, sevinmeler, yazmalar, çizmeler tek bir hedef ŞAMPİYONLUK içindir sanki.
Taraftar bayrağını, çoluğunu çocuğunu kapıp sokaklara dökülecek, arabalara doluşulacak, sabaha kadar sevinilecektir. Sevinecek şeyi çok az olanlar ülkesinde sevinçli bir tek gece. Bir ara zaman. Bir mola. Sadece sevinmek için sokaklara dökülen insanlar. Amacın sadece sevinmek olduğu bir tür karnaval da diyebiliriz.
Kulüp olarak bir kültürü, bir tarihi, bir taraftar grubu olmasının yanında iktidardan aldığı desteğin olduğu da kesin. Ama bu sorunun bu kadar kuvvetli soruluyor olmasının altında bence bazı futbolcuların sevineceği fikri de yatıyor. En azından benim için öyle mesela.
Futbolun ter döken paydaşlarının, emekçilerinin hakkını bir yana koyarak açıklıkla ifade edebilirim ki kimin sevineceği sorusu benim için de önemli bir meseledir her zaman.
Kimleri kast ettiğim açık. Zamanında kimselerin kendileriyle özel bir meselesi olmayan, çok iyi futbol oynayan, taraftarlar tarafından sevilen, hatta sayılan, zamanında oynadıkları ve yıldızlaştıkları takımların en önemli isimleri olan futbolcudan söz ediyorum.
Bugün Spor ahlakıyla bağdaşan her türlü güzel ve seyretmeye değer olayın santrasında duranlar sevinsin diliyorum.
Benim derdim spor ahlakıyla, gençlere örnek olması beklenen sporcu profiliyle, adalet duygusuyladır.
Bazen düşünüyorum, Mustafa Denizli' yi düşünüyorum, Datih Terimi düşünüyorum, Oğuz Çetini düşünüyorum, Rıdvan Dilmeni düşünüyorum, Şenol Güneş'i Düşünüyorum, Ali Gültekini düşünüyorum, Bülent Korkmaz'ı düşünüyorum, Mümin Duru'yu düşünüyorum, Abdullah Koçak'ı düşünüyorum, Emre Çelen'i düşünüyorum, Yafez Şerbet'i düşünüyorum, Naci Soylu'yu düşünüyorum, Ali Başal'ı düşünüyorum, Recep Özer' düşünüyorum, İbrahim Özü düşünüyorum, Veysel Kaçmaz'ı düşünüyorum, Berat Ekmekçi'yi düşünüyorum,Ahmet Bilgehan Eser'i düşünüyorum, Ekrem Harman'ı düşünüyorum, Nurettin Yıldırımı düşünüyorum, Hacı Altun'u düşünüyorum,
Abdullah Kaplan'ın düşünüyorum,
Recep Tayyip Çolak'ı Düşünüyorum, Mehmet AliCeran'ı düşünüyorum, Muhammet Ali Üzüm'ü düşünüyorum, Murat Sever'i ve daha bugüne kadar bu yazdığım güzel isimler gibi kaptanlık yapmış bir çok futbol severi düşünüyorum da Onlar'ın sevinçli, onların kupa kaldırırken, onların şampiyon olmuşken çekilmiş fotoğraflarının bizi neden sevindirdiğini düşününce de centilmenliklerini, sporculuklarını ve tevazularını hatırlıyorum. Başarılarını, rekorlarını, gollerini mücadelelerini yine bir vakit bir yerlerde söylediğim gibi...KİBİR UNUTULUR AMA TEVAZU TARİHE GEÇER.
Ve daha sonra ama sevinçli, ama hüzünlü bu acayip fotoğraflara bakıyorum. Anlatmakla olacak gibi bir şey değil esasında. Yüzlerine, bakışlarındaki samimiyete bakıyorum. Formalarına bakıyorum parçalı ile çubuklunun yan yana güzelliğine bakıyorum. Topu tam ortadan eşit paylaşmaya bakıyorum. Bu kadar mı milimetrik bir eşitlikte basarsın o topa. Büyüklük, sağa sola çekiştirmeden, Hep ben, hep ben, demeden, En büyük benim diye ortalarda dolanmadan böyle paylaşılır işte. Dostlukların daimi olması böyle birliktelikler işte, spora özgü güzellikler böyle bir şey sonuçta şampiyonluk türkülerini hep bir ağızdan söylemek böyle bir şey işte.
Yazının bir yerlerinde söyledim bir daha tekrar edeyim;
ter döken,
emek veren,
hak eden bütün futbolcular, emeklerinin disiplinli çalışma sonucu her zaman şampiyonluk olmuştur.
SAYGILARIMLA...











0 Yorum