ŞÜKÜR VE ÖŞÜR YILI
Bu yıl Allah'a hamdolsun, karlarımız ve bahar yağmurlarımız bolca yağdı, bereket oldu. Ekinlerimiz hiç sulanmadan başağa durdu. Belki sulu arazilerde bir kez sulayan olmuştur.
Dağda taşta otlar diz boyu. Hayvanlar bayram ediyor. Hasılı çiftçinin ve hayvancının girdi maliyetleri azaldı.
Çiftçiye ve hayvancıya düşen görev, zekatını, öşrünü ve sadakasını tam vermek, Allah için fiili şükür etmek, nimetin sahibini tanımak ve fakir fukarayı sevindirip dualarını almak.
Evet bu yılın adını "şükür yılı" koyabiliriz. Yusuf Peygamber zamanında da Allah yedi yıl bolluktan sonra yedi yıl kıtlık vermiştir, sonunda yeniden bolluğa kavuşturnuştur. İçimizdeki hayırseverlerin, cömert kullarının hürmetine Allah yağmurlarımızı bol verdi, bu rahmet ve bereketin devamı için şükür görevimizi yapmalı, öşürlerimizi ziyadesiyle vermeliyiz.
Çumra gibi ziraatın merkezinde kimse aç ve açıkta kalmamalı, çiftçilerimiz ambara-depoya koymadan önce fakirin hakkknı yani Rabbimizin hakkını ayırmalı. Bu bereketin gelecek senelerde de devamı için bu yıl öşürler tam verilmeli. Sulanmayan yani su verilmeden aldığımız hasattan yüzde on vermeliyiz. Su masrafı yapsaydık yüzde yirmi verecektik. Yani öşürlerimizi yüzde yirmiden yüzde ona yükseltmeliyiz.
Zekat ve öşür vermek budunan bağa benzer, budanan ağaç veya çubuk daha çok meyve verir. Zekatı ve öşrü verilen mal da Allah katında sigortalanır, her türlü tabii afete karşı korunur. Bu bir hakikat. Tecrübe edilmiştir.











0 Yorum