ÜÇ AYLARA HAZIRLIK: RAHMET MEVSİMİNE GİRİŞ
Recep, Şaban ve Ramazan… Her yıl geldiğinde ruhumuzu saran, gönlümüzü yumuşatan ve bizleri Rabbimize yaklaştıran üç mübarek ay…
İslam âlemi için büyük bir öneme sahip olan bu aylar, manevi bir yenilenme mevsimidir. Kalplerin dünya meşgalesinden sıyrıldığı, Allah’a daha çok yaklaşıldığı, ibadetlerin çoğaldığı ve duaların daha içten edildiği bereketli zamanlardır. Dini kültürde mübarek sayılıp kutlanan Regaib, Miraç, Berat ve Kadir gecelerinin bu aylarda yer alması üç ayların önemini daha da artırmaktadır.
Üç aylar, tıpkı bir hasat mevsimi gibi; tövbe ile toprağı yumuşatma, ibadetlerle filizlendirme ve Ramazan’da meyveleri toplama zamanıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v), üç aylar girerken şu duayı ederdi:
“Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” (Ahmed b. Hanbel)
Bu dua bize gösteriyor ki, üç ayların başlangıcı, sadece takvim değişikliği değil; aynı zamanda kalbî bir hazırlığın da başlangıcıdır. Bu süreçte iç muhasebe yapmalı, ibadet, dua, zikir ve hayırlı işlerle daha fazla meşgul olunmalıdır.
Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Allah’tan sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın...” (Haşr, 18)
Üç aylar “yarın” için hazırlanma zamanıdır. Kalbimizi günahlardan arındırmak, dilimizi gıybetten temizlemek ve ellerimizi yardıma uzatmak için büyük bir fırsattır.
Her Ayın Ayrı Bir Ruhu Vardır
Recep ayı, haram aylardan bir tanesidir. Allah Teâlâ bu ayda her türlü kötülüğü ve savaşı yasaklamıştır. Bu mübarek ay; tövbe, istiğfar ve içe dönüş zamanıdır. Allah’a yönelmenin, günahlardan arınmanın vaktidir. Receb’in ilk cuma gecesi olan Regaib Kandili ve 27. gecesi olan Miraç Kandili de bu ayın içindedir ve manevi açıdan çok kıymetlidir.
Şaban ayı, ibadetlerin artırıldığı, kalp temizliğinin devam ettiği bir geçiş dönemidir. İçinde Miraç Kandili’ni barındıran bu mübarek ayda Peygamber Efendimiz çokça oruç tutmuş ve şöyle buyurmuştur:
“Şaban, receb ile ramazan arasında insanların gafil bulunduğu ve amellerin, alemlerin Rabbi olan Allah azze ve celle’ye yükseldiği aydır. Ben de amelimin (Allah Teâlâ’ya) oruçlu olduğum halde yükselmesini seviyorum.” (Nesâî)
Ve elbette Ramazan ayı… Kur’an’ın indirildiği, orucun farz kılındığı, bin aydan hayırlı Kadir Gecesi’ni içinde barındıran rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayıdır. Aynı zamanda Rasûlullah (s.a.v)’ın Cebrâil (a.s)’e Kur’ân’ı arz ettiği aydır.
Ramazan ayının fazileti ile ilgili çok sayıda hadis vardır. Bunlardan bazıları;
“Ramazan ayı gelince semanın kapıları açılır; cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.” (Buhârî)
“Kim inanarak ve sevabını yalnızca Allah’tan umarak ramazan ayında oruç tutarsa geçmiş günahları bağışlanır. Kim inanarak ve sevabını yalnız Allah’tan umarak Kadir Gecesini ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî)
Bu bağışlanma ayının mübarek bir ay olduğu ve kişinin çeşitli ibadetlerle elde edeceği sevabın çok olacağı hadislerde beyan edilmektedir.
Üç aylar, sadece takvimde işaretlenen günler değil; gönüllerin Rabbine yöneldiği, manevi bağların güçlendiği, kulluğun derinleştiği bir mevsimdir. Allah bu güzel zamanları, bizlere yeniden doğuş fırsatı olarak sunmuştur. Bu mübarek ayları gafletle değil, şükürle, sabırla, ibadetle ve muhabbetle değerlendirelim.
Rabbimiz bizleri bu rahmet mevsiminden en güzel şekilde istifade eden kullarından eylesin. Âmin.











0 Yorum