YILBAŞI YAKLAŞIRKEN DİKKATLİ OLALIM- 2
Çumra’mızda çok fazla olmasa da Noel baba renk ve kostümleri, süslü çamlar, ve hatta İngilizce “merry christmas” yani “mutlu noeller” yazıları vitrinlerdeki yerlerini almaya başladı.
Sosyal Medyada da almış başını gidiyor yılbaşı gündemi. Bu sene bir de Noel babadan medet umanlar var!
Konya gibi bir İslam şehri’nde büyükçe bir çam ağacı süsleyip dükkanının ortasına yerleştirmiş bir pastane sahibine “Noeli şehrimizde bu kadar güzel yaşattığınız için teşekkür ederim diyorum.” İronik bir tavırla yaklaştığımı anlamayıp sanki mutlu oluyor. (Görünüşümde Hristiyan tipi de yok!)
“Ama Noel bizim bayramımız değil bunun farkında mısınız?” deyince bir an duraksıyor.
“Ramazan’da Ramazan’ı, yılbaşında da yılbaşını kutluyoruz” diyor.
Üzülüyorum, alışverişten vaz geçerek, nehy-i an münker kabilinden birkaç söz söyleyip dükkandan ayrılıyorum.
Acaba diyorum, batılı biri gelse ne kadar sevinir değil mi? Kendi bayramlarının ülkemizde Fatih’in torunları tarafından kutlanmasına.
Geçtiğimiz sene bir sohbet esnasında çok sayıda dinleyicinin olduğu bir ortamda gurbetçi bir kardeşimizin ilginç bir çıkışı olmuştu;
“Biz Avrupa’da Türkler olarak kendileriyle çok iyi geçinmemize rağmen Hristiyan komşularımızın bayramlarını iyi bilir onların kullandığı figürleri ev ve işyerlerimizde bulundurmayız. Çünkü biz orada kendi inancımızı ve geleneklerimizi kaybetmemek için çocuklarımıza hangi bayramın hangi inanca ait olduğunu net bir şekilde öğretiriz. Doğrusu burada bazı şehirlerde gördüklerime inanamıyorum. Sanki Almanya ya da Fransa’dayım.”
(Tam da kırık dökük anlatmaya çalıştığım problemi bir gurbetçinin söz alarak böyle bir örnekle ifade etmesi o gün beni ne kadar da rahatlatmıştı…)
Evet durum oldukça üzücü ve ürkütücü…
İnsanımız, bu kutlamalarda kullandıkları Hristiyan ritüel ve figürlerine karşı mutlaka uyarılmalı. Bu konuda erken uyananlar henüz uyanmamış olanları uyandırmalı. Din Görevlileri, Stk lar sahada olup, özellikle esnafa aydınlatıcı bir yaklaşımla uyarılarda bulunmalı. Kızgınlık ve küskünlükle bir yere varılamayacağı asla unutulmamalı. Aksi takdirde kaybedeceğimiz, bizim gençlerimiz ve de bizim geleceğimiz…












0 Yorum