Telefon
WhatsApp
ZORLA OKUTULAN NESİL, KAYBOLAN EĞİTİM!
300 X 250 Reklam Alanı

Öceki gün Şanlıurfa’da okulda silahlı baskın, dün Kahramanmaraş’ta çocuk yaşta birinin iki sınıfa saldırması, Yaralılar, can kayıpları, Yüreğimiz paramparça. Bu işler öyle geçer gider denilecek işler değil. Bu, buzdağının görünen yüzü.

Şimdi açık konuşalım…

Yıllardır çok iyi dört dörtlük diye diye göklere çıkardığımız eğitim sistemi, bugün alarm veriyor. 12 yıllık zorunlu eğitim diye diye herkesi aynı kalıba sokmaya kalktık. Ama unutulan bir şey var: Her insan aynı değil, her çocuk aynı yoldan yürümez!

Kimi çocuk okumaya meyillidir, kimi el işine yatkındır, kimi ticarete, kimi sanata, Sen kalkıp da Herkes okuyacak! diye dayatırsan, ne olur? Okumak istemeyen de sınıfta, derdi başka olan da sınıfta, Sonra o sınıf ne olur? Eğitim yuvası mı, yoksa sabır taşı mı?

Bugün okullarda öğretmen ders anlatmaktan çok düzen sağlamaya uğraşıyor. Akran zorbalığı almış başını gitmiş. Öğretmene saygı desen yerlerde. Şiddet desen kapıdan içeri girmiş, başköşeye oturmuş.

Kardeşim, zorla güzellik olmaz!

İstemeyen çocuğu 12 yıl sırada oturtmanın ne faydası var? Ne o çocuk kazanıyor, ne öğretmen, ne de memleket. Aksine, eğitim isteyenin de hakkı yeniyor. Sınıflar kalabalık, kalite düşük, huzur yok!

Bir de öteki tarafı var bu işin…

Memlekette ara eleman diye ağlıyoruz. Usta yok, çırak yok. Sanayi adam bulamıyoruz diyor. Ama biz ne yapıyoruz? Eli iş tutacak çocuğu bile illa okuyacaksın diye sıralara mahkûm ediyoruz. Sonra ne oluyor? Ne tam okumuş oluyor, ne meslek sahibi…

Ortada kalan bir nesil!

Bak şimdi bir gerçeği de söylemeden geçmeyelim…

Yıllarca eleştirdiğimiz 28 Şubat Süreci’ndeki o 8 yıllık kesintisiz eğitim sistemi var ya…

Vallahi, bugünkü sistemden kat kat daha derli toplu, daha kontrol edilebilir bir yapıdaydı. En azından sınıflar bu kadar savrulmamış, eğitim bu kadar dağılmamıştı.

Demek ki mesele sadece süreyi uzatmak değilmiş…

Mesele, doğru sistemi kurmakmış!

Bak, bu işin çözümü belli aslında…

Zorunlu eğitim illa olacaksa, ilkokuldan sonra herkesin yolu aynı olmamalı. Kimisi akademik yola gider, kimisi mesleğe yönelir. Kimisi sanatla büyür, kimisi ticaretle… Ama herkes kendi kabiliyetine göre yürür!

Okullar nefes almalı kardeşim!

Okumak isteyenle istemeyeni aynı sınıfa koyarsan, ne huzur kalır ne kalite. Öğretmen değer görmeli, okul saygınlığını yeniden kazanmalı.

Disiplin lafla değil, sistemle sağlanmalı.

Yoksa daha çok üzülürüz…

Bugün yaşananlar sadece bir asayiş meselesi değil. Bu, yılların biriktirdiği yanlışların neticesi. Eğitim sistemini gözden geçirmezsek, bu acı haberleri daha çok duyarız.

Velhasıl…

Zorla eğitim olmaz!

İstemeyeni zorla okutamazsın!

Herkesi aynı kalıba sokamazsın!

Bu milletin evladı kıymetlidir. Her birinin ayrı bir cevheri var. Mesele o cevheri bulup işlemek…

Yoksa böyle yazılar yazmaya devam ederiz…

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!