Yazı Detayı
16 Temmuz 2019 - Salı 10:32 Bu yazı 60 kez okundu
 
EDEBİYAT VE YALAN-2
Feyza Özlem BÖKETİN
 
 

Kaldığımız yerden devam ederek bir de romanların gerçekliği hakkında konuşalım. Çok sayıda roman türü var. Hepsinden söz edecek olursak konu uzar gider. O zaman, olaylar açısından gerçeğe en yakın roman türü olan “toplumsal gerçekçi roman” dan bahsedelim. Bu türde, yaşanmış olaylar birebir aktarılmasa da onlardan esinlenilerek toplumun sorunlarına vurgu yapılır. Topluma en duyarlı romandır. Hal böyle olunca, toplumun kendine en yakın hissedeceği, en sıcak kucaklayacağı, en çok ilgi göstereceği roman türü olacağını düşünüyorum. Ne zaman? Toplum okumaya başladığında. Her neyse… Bu türde, olaylar size uydurma gibi gelmez, yaşanması çok mümkün görünür. Ama yine de olaylar gerçekten yaşandı mı yoksa yazar gerçeğe uygun olarak hayal ürünü olaylar mı yazdı acaba? Açıklama ya da delil görmeden bundan emin olamazsınız. Olayların tamamen gerçek olduğunu farz edelim. Peki ya kahramanların duygu ve düşüncelerinin de gerçeğin kopyası olması mümkün mü? Yazar, anlattığı olayı yaşayanları anlamaya çalışır, onlarla empati kurar ama onların iç dünyalarını birebir aktarması mümkün değildir. Yazar, onlar hakkındaki duygu-düşünce tahminlerini aktarırken aslında o anki kendi psikolojik ve zihinsel durumundan etkilenecek, daha çok kendini aktaracaktır. Bu arada, bu türü çok da sevmediğimi itiraf etmeliyim. Yalanla gerçek arasındaki çizgide gerçeğe daha yakın olduğu için mi dersiniz?

Bir de otobiyografilerden bahsedelim. Birebir gerçek olması en çok umulan türlerden biri. Ama ne yazık ki o bile gerçekliği birebir yansıtamaz. Kendinize karşı hiç “Ben zamanında bu duyguyu nasıl yaşadım, anlayamıyorum.”, “Ben acaba hangi akla hizmet böyle düşünmüştüm?”, “Keşke şunu yapmasaydım, çok pişmanım.”, “Şimdiki aklım olsa bu kararı verir miydim?” gibi ifadeler kullanmadınız mı? Bu durumları birbirinizden farklı cümlelerle ifade etseniz de aynı kapıya mutlaka çıkmışsınızdır. Peki bu neyi gösteriyor? Hayat tecrübemiz değiştikçe duygu ve düşüncelerimizin de değiştiğini, bunun bir zaman önceki halimizle empati kurmayı zorlaştırdığını hatta yer yer imkansızlaştırdığını, insanın kendisini yeterince anlamaktan aciz bir canlı olduğunu elbette. Tabii bunda sadece değişen duygu ve düşünceler etkili değil. Mesela bir de unutma faktörü var. Bir zamanlar bizi o duyguya, düşünceye, davranışa iten faktörlerin neler olduğunu zaman geçtikçe unutuyor, en etkililerini seçip onları saklıyoruz hafızamızda. Zaman zaman onları da unutuyoruz. Sadece faktörleri değil, o duyguyu, düşünceyi, olayı da birebir hatırlayamıyoruz. Kaba hatlarını hatırlıyor, ayrıntıya inemiyoruz. Hatta bazen yanlış hatırlıyoruz. Bu durumları göz önünde bulundurduğumuzda, geçen zamana bağlı olarak otobiyografilerin gerçekliğinin de bozulduğunu söyleyebilir miyiz?

 

 

 

 

 
 
 
Etiketler: EDEBİYAT, VE, YALAN-2,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
38
0
2
5
11
18
2
Galatasaray
32
0
4
5
9
18
3
Yeni Malatyaspor
32
0
4
5
9
18
4
Kasımpaşa
29
0
6
2
9
17
5
Trabzonspor
29
0
5
5
8
18
6
Beşiktaş
29
0
5
5
8
18
7
Atiker Konyaspor
28
0
4
7
7
18
8
Antalyaspor
28
0
6
4
8
18
9
Sivasspor
24
0
6
6
6
18
10
Göztepe
22
0
10
1
7
18
11
Bursaspor
21
0
4
9
4
17
12
Alanyaspor
21
0
9
3
6
18
13
Kayserispor
20
0
8
5
5
18
14
MKE Ankaragücü
20
0
10
2
6
18
15
Akhisarspor
17
0
9
5
4
18
16
BB Erzurumspor
16
0
8
7
3
18
17
Fenerbahçe
16
0
7
7
3
17
18
Çaykur Rizespor
12
0
7
9
1
17
NEVİN ECZANESİ


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv