Yazı Detayı
24 Ekim 2018 - Çarşamba 08:36 Bu yazı 1652 kez okundu
 
HÜZN-Ü HAZAN
Abdullah Sucu
yazar@cumra26haziran.com
 
 

Hiçbir zaman olmayan  bir şey olur; yaprakları dallarından düşerken gördüğümde…

Yüzüme bile bakmayan bahar yaprakları ve kar çiçeklerinin aksine hazan yaprakları, yüreğimden tutup; “bizi gör ve bir şeyler de”, derler.

Ne gam, demeseler bile görmezden gelemem. Bir şeyler demeyecek de değilim.

Onlar ne kadar görünmek isterlerse ben de en az onlar kadar görmek isterim; bilmezler…

Tutar gibi yaparım ellerinden. Oysa onlara tutunurum.

“Yazmasam çıldıracaktım/deli olacaktım” diyen Sait Faik’i hatırlarım; Her Hazan…

Çıldırmak istemem.

Şiirler yetişir imdadıma; her zamanki gibi…

Bilvesile, mısralarda hüznü ve hazanı aramaya koyulurum;

Her konuya sımsıkı sarılan, konular bulmak için olmadık zahmetleri göze alan ve ele aldıkları konuları didik didik eden şairlerin,  özellikle divan edebiyatı şairlerinin “hazan”a çok yakın durmadıklarını görürüm. Ayrılığı, tükenişi ve sonu hatırlatması nedeniyle görmezden geldiklerini.... Onu övgüye layık görmediklerini... Bir çoğuna sevimsiz geldiğini... Yaklaşmaya ve dokunmaya cesaret edemediklerini...

Böyle olmakla beraber kimi dönemde kimi şairlerin, baharın ilkine sarıldığı kadar olmasa da sonuncusuna da sarılma cesaretini gösterenlerine rastlamak mümkün.

Mesela;

Zati : “Hazan, ömrün bekası olmadığından alametdür.” Demiş, apaçık; ömür de sonludur.

Vedat Ali TOK “Bir tatlı hayalin sonudur Eylül.” Diye hayıflanmış; hazanın ardından.

Ahmet Paşa’nın Divan’ında; Ömrünün sonuna yaklaşmış, saçına, sakalına ak düşmüş, rengi solmuş orta yaşlı bir insandır Hazan:

“Nedir bu fasl-ı hazân dediğin nazar kıl kim

Dümûy şekli gibi gösterir sana elvan”

Bir başka beytinde; Yanaklara dökülen gözyaşları, hazan yaprağı üstüne düşen yağmur damlası gibidir. Yanak sararmış ve solgun rengiyle hazan yaprağı, gözyaşı da yağmur damlasıdır. Nasıl ki yaşlı insanın yüzü ve bu yüz üzerine düşen gözyaşı sarı ise, sarı renkli sonbahar yaprağının üstüne düşen yağmur damlası da sarıdır:

“Döküldü ruhlarım üstüne göz yaşı sanasın

Saçıldı berg-i hazân üzre katre-i baran” der.

Gelibolulu Ali, hazandan; gül bahçesinde hazanın belirtilerinin ortaya çıkmasıyla bahçıvanın yaratıcı dışındaki her şeyin yok olacağını söylemeye çalıştığını anlar. Ona göre hazan, bitiş ve yok oluşu çağrıştırır:

“Zahir oldı yine gühâr içre âsâr-ı hazân

Külli şey'in halikım mazmunın okur bağbân”

Bağdatlı Ruhi Şair gönlüne; dünya bağının hazanı, sonu, sonbaharı olduğunu unutmaması gerektiğini, bülbüldeki coşkunun, çimenlikteki zevk ve sefanın gelip geçici olduğunu söyler:

“Ayş eyle ey gönül ki bu bağın hazânı var

Şevk-i hezâr ü zevk ü safâ-yı çemen gider”

Bülbülün sabaha kadar inlemesinin sebebini de burada buluyor Bağdatlı Ruhi; Bülbülün ağlayıp inlemesinin nedeni baharın çabucak bitip ardından hazanın geleceğini bilmesidir. Bülbül bir taraftan hazan geleceği için ağlarken diğer yandan gül mevsimi olan baharın bitişi içinde ağlar:

Tiz giçer eyyâm-ı gül ardıncadır vaki-i hazân

Giceler tâ subha dek bum dir inler 'andelib

Divan şiirinde hazan baharın zıddıdır. Divan şairi bu zıtlıktan hareketle nerdeyse tüm olumsuzlukları hazan üzerinden anlatır. Baharın rengi yeşil, hazanın rengi sarıdır. Bahar güzellik ve iyimserlik, hazan çirkinlik ve kötümserliktir. Bahar doğuş ve başlangıç, hazan bitiştir. Hazan yaşlılık ve bitkinlik, bahar gençlik, zindelik ve tazeliktir.

Hazan, her şeyin gama ve kedere bürünmüş halidir. Hüzne boğar her şeyi. Yemyeşil yaprakların önce yavaş yavaş sararmaya başlaması, insanın bet ve benzinin atması gibidir. Hastalıklı bir insan gibi… Sevdiğine kavuşamayan aşığın, çektiği ıstıraptan dolayı sararan yüzü gibi… Sonra bir bir yere düşmesi ise insanın ölüme gidişi gibidir.

Hazanla perişan olur tabiat. Her yer sarı, her yer yaprak, her yer hüzün, her yer ayrılık, veda…

Yahya Kemal de karamsarlığa sürüklenir mısralarında:

“Fani ömür biter, bir uzun sonbahar olur.

Yaprak, çiçek ve kuş dağılır, tarümar olur.

Mevsim boyunca kendini htirir veda;

Artık bu dağdağayla uğuldar deniz ve dağ.

Yazdan kalan ne varsa olurken haşır neşir.

Günler hazinleşir, geceler uhrevileşir.

Teşrinlerin bu hüznü geçer ta iliklere.

Anlar ki yolcu yol görünür selviliklere…”

Cahit Sıtkı TARANCI’nın şikayeti de ilginçtir;

“Ne istersiniz benden,

Bilmem ki hâtıralar,

Gelir gelmez sonbahar?”

Hazanın en büyük destekçisi Hazan Rüzgarı’dır. Gül yaprağını onun yüzünden döker. Değdiği her yeri birbirinden ayırır. Yaprağı daldan, insanı hayattan, aşıkı maşuktan ayırdığı gibi… Bahardan ayıran da odur,  bütün sevimsizlik ve çirkinliklerin ortağı olan da…

İşte bu ve benzeri sebeplerden dolayı şairlerin çoğu hazana yaklaşmak istememiş, mesafeli durmuşlardır. Bahardan kalan tadın, hazanın hüznüyle bozulmasından kaçmışlardır. Hâlbuki hazan ne kadar bitişse, o kadar da başlangıçtır. Her batış yeni bir doğuşun habercisi değil midir?  Güneşin batması doğmak için değil midir? Ve üstelik güneş aslında bir batış değil, gelmek üzere gidiş değil midir? Ayrılığın acısı ile kavuşulacak olanın sevincini aynı anda yaşamak gibi… Ya da aynı şeyde güzeli ve çirkini bir arada bulmak gibi… Hazana böyle yaklaşan şairler de olmuştur.

Ümit Yaşar gibi:

“ ..kederliydin sonbahar akşamları gibi

 ve sonbahar akşamları kadar güzel” 

Tatlı ne kadar tatlı ise acı da o kadar tatlıdır. Acı ne kadar acı ise tatlı da o kadar acıdır. Gözyaşı her zaman acı ile akmaz. Tatlı ile aktığı da olur. İkisi de gözyaşına neden olur. İnsanın mutsuzluktan kaçtığı kadar mutluluktan kaçtığı da olur. Sevince koştuğu gibi kedere koştuğu da olur. Keyfi özlediği kadar kederi özlediği de…

Her şey bizim içindir çünkü. İlkbahar da Sonbahar da… Yeşil bahar da sarı bahar da…   Yaprağın canlısı da, kurusu da… Yeşili de sarısı da…

Hazan da bizim, hüzün de… Neşe de keder de… Varlıkta, yoklukta… Gül de, diken de… Hepsi kaçamayacağımız, görmezden gelemeyeceğimiz gerçeklerimiz. Doğum gibi, ölüm gibi.. Madem ki bizim kaderimiz, yaşamamız mukadder; kucaklamalıyız tüm mevsimleri ve iklimleri.

Gülmek kadar ağlamayı da sevmeliyiz. Değil mi ki; Hayrihi ve şerrihi minellahi Teala vel ba’sü ba’del mevt.

 

 
 
 
Etiketler: HÜZN-Ü, HAZAN,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
10
10
0
1
3
4
2
Konyaspor
10
7
0
1
3
4
3
Beşiktaş
10
7
0
1
3
4
4
Fenerbahçe
10
6
0
1
3
4
5
Galatasaray
8
8
0
2
2
4
6
Hatayspor
7
9
1
1
2
4
7
Fatih Karagümrük
7
7
1
1
2
4
8
Kayserispor
7
4
1
1
2
4
9
Altay
6
8
2
0
2
4
10
Yeni Malatyaspor
6
4
2
0
2
4
11
Alanyaspor
6
3
2
0
2
4
12
Göztepe
5
5
1
2
1
4
13
Kasımpaşa
5
5
1
2
1
4
14
Gaziantep FK
4
4
2
1
1
4
15
Antalyaspor
4
4
2
1
1
4
16
Sivasspor
2
4
2
2
0
4
17
Adana Demirspor
2
2
2
2
0
4
18
Çaykur Rizespor
1
2
3
1
0
4
19
Başakşehir FK
0
2
4
0
0
4
20
Giresunspor
0
0
4
0
0
4
ŞİFA ECZANESİ


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv