KUTSAL TOPRAKLARDA RAMAZAN FAZİLETİ
Ramazan ayı dinimizce kutsal sayılmış ve bu kutsallık Kuran ayetleriyle öne çıkarılmış ve övülmüştür.
Malum ramazan ayı Hz. Muhammed’in peygamberliğinin tasdik edildiği, Hz. İsa’nın hükmünün kaldırıldığı, Hıristiyanlığın kaldırılıp İslam’ın din olarak gönderildiği, İncil’in kaldırılıp yerine Kuranın ilahi kitap olarak gönderildiği aydır. Ramazan ayı bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesinin bu ay içinde olması da ramazan ayına verilen değeri artırmaktadır.
Bu nedenle ramazan ayı müslümanlar arasında en çok değer verilen aydır. Müslümanlar bu aya izafeten ibadetlerini biraz daha artırır, kuran-ı kerim okumaya daha çok gayret gösterir, daha çok sadaka vermeye gayret eder, ramazan ayı boyunca farz olan oruç ibadetini büyük bir titizlikle yeri, ne getir, farz olan namazların yanında teravih namazlarını da büyük bir dikkatle kılmaya gayret ederler. Tabiri caizse müslümanlar ramazan ayında manevi yönden biraz daha gayretli olmaya çalışırlar.
Dinimizde ibadetlere verilen sevapların dereceleri o ibadetlerin yapıldığı zaman ve mekân açısından farklılıklar gösterir. Mesela normal zamanda yapılan ibadetlere bir sevap verilirken bu durum ramazan ayında artırılarak müslümanlara hediye ediliyor. Evde kıldığımız namazdan bir sevap alırken camide cemaatle kıldığımız namazdan 25 sevap alınabiliyor. İbadetlere daha fazla sevap verildiği mekânların başında elbette ki Kâbe-i Muazzama ve Ravzay-ı Mutahhara gelmektedir. Ravzada yapılan ibadetle bin derece fazla sevap verilirken, Kâbe’de yapılan ibadetlere yüz bin derece fazla sevap veriliyor. İşte bu inançla müslümanlar ramazan ayında Mekke ve Medine’de olmaya, hem umre yapmaya hem de oruç tutup diğer ibadetleriyle birlikte bu sevap ziyafetinden istifade etmeye çalışırlar.
Ramazan Mekke ve Medine’de hayat bir başkadır. İbadetlerin coşkusu bütün hayatı kapsar. Her şey ve herkes Allah’ın rızasına odaklanır ve onun peşinden büyük bir gayretle koşar. Dünyanın dört bir yanından gelen ve sayıları milyonları bulan müslümanlar birbirlerine karşı sergiledikleri saygı ve muhabbetle büyük bir örneklik sergilerler.
Ramazan umresi için daha burada şirkete müracaat edip pasaport yaptırmaya başlayınca heyecan sarar insanın yüreğini. Ramazan ayında Kâbe de ve Ravza’da olmak büyük bir heyecandır. Uçak saatiniz belli olur ve havaalanına giderken bu heyecan biraz daha artar. Mekke ye varıp otele yerleşmeye başlayınca Kâbe’nin heyecanı tüm bedeninizi kaplar ve guruplar halinde servislerle Kâbe ye doğru hareke edersiniz. Yaklaştıkça Kâbe’nin kokusu size gelmeye başlar. Giriş kapısına doğru yavaş yavaş ilerlemeye başlarsınız ve bir anda Kâbe ile karşılaşırsınız. İşte o anda içinizdeki heyecan gözyaşına dönüşür. Hem Kâbe ye bakar hem gözyaşı döker hem de dualar edersiniz. O anda yapılan dualar reddedilmeyen dualardandır.
Siz Ka’be ye yaklaştıkça içinizi bir sıcaklık, tatlı bir heyecan kaplar. Tavafa başladığınız zaman artık milyonlarca müslüman gibi sizde Kâbe de ve tavaftasınız. Dualarınız, zikirleriniz, gözyaşlarınız, tövbeleriniz, heyecanınız size Kâbe ye inen yüz yirmi rahmetten istifade etmenizin kapılarını aralar. Renkleri, milletleri, coğrafyaları, dilleri ayrı ama amaçları sadece Allahın rızası olan milyonlarca insanın bir arada olduğu tek mekân olan metaf alanına Allahın izniyle sizde girdiniz. Etrafınıza bakarsınız ve sadece Allahın rızasına talip olan, ağlayan, tavaf eden, zikir çeken Müslümanları görürsünüz.
Tavafınızı büyük bir heyecanla bitirdikten sonra uygun bir yere çekilir iki rekât namaz kılarsızını ve bu namaz sizin beklide Kâbe de kıldığınız ilk namazdır. Namaz sonrasında içtiğiniz bir bardak zemzemin rahatlığı ve huzuru tüm bedeninizi kaplar. Oturduğunuz yerden biraz daha Kâbe ye bakar, seyreder ve hasret giderirsiniz. Yüz binlerce insanın heyecanını orada daha iyi anlarsınız…
Tavaftan sonra Hz. Hacer annemizin yardım aramak amacıyla koştuğu Safa ve Merve tepeleri arasında Say ibadeti için o mekâna geçersiniz. Niyetinizi alıp Safa tepesinden Say yapmaya başlar ve belli bir eda ile yavaş yavaş dualar ve zikirler eşliğinde Merve tepesine doğru yürürsünüz. Yeşil ışıklarda biraz daha gayretlice ve hafifçe koşarak ibadetinize devam edersiniz. Bu mekân Hz. Hacerin İsmail ile birlikte çektiği sıkıntıyı hatırlatır. Say ibadetinin bitiminde Allaha olan teslimiyet ve samimiyetin daha değişik bir ifadesi olan traş olma işlemini yapar.
Saçlarımın adedince başım olsa bunların her biri senin yoluna feda olsun ya rabbi diyerek yaptığı traştan sonra ellerini açıp duasını en derin duygular ve samimi ifadelerle yapar.
Oteline gelir ihramlarını çıkarıp duşunu aldıktan sonra hayatının en derin ve anlamlı uykularından birisine yatar. O kadar yorulmuştur ki saatlerce uyku ile anca kendisine gelir.
Ramazan ayında Ka’be de yapılan ibadetler kadir gecesinde daha bir coşku ile yapılır. Çünkü kadir gecesinin anlamı, rahmeti, hikmeti ve bereketi farklıdır. Bin aydan daha hayırlıdır kadir gecesi. O gecede peygamber olmuştur âlemlerin efendisi. O gecede gelmeye başlamıştır yüce kitap. O gecede gelmiştir yüce dinimiz İslam. Bütün bunların verdiği coşkuyla insanlar kadir gecesinde Kâbe’de olabilmek için bir gün önceden Kâbe’ye girmeye başlarlar. O gece yapılan umre ve tavafların, kılınan namazların, okunan kuranların lezzeti pek farklıdır.
Ramazanın son on günü itikâf günleri olduğu için Ka’be deki yoğunluk çok değişiktir. İtikâf en kuvvetli sünnetlerden birsidir. İtikâfa girmek isteyen yerli ve yabancı umreciler Ka’be yi tamamen doldururlar. Servisler tamamen durma noktasına gelir. Zaman zaman servisler iptal edilip Ka’be nin biraz olsun boşalarak nefes alması sağlanmaya çalışılır.
Ramazan Bayramı namazının Ka’bedeki coşkusu hiç anlatılamaz.. Yaşanması gereken zamanlardan ve ibadetlerden birisidir. Ka’be müezzinlerinin coşku dolu güzel sesleriyle bir saate yakın bir zaman okudukları tekbirler insanların bayram namazına hazırlanması için verilen bir doping iğnesi gibi bütün bedeni sarar. Yer gök insan seliyle doludur sanki. Ka’beye bir km mesafede bir insanlar kaldırımlarda, yollarda, balkonlarda buldukları her yerde Ka’be imamına eşlik ederek bayram namazını kılarlar.
Ramazan ayı boyunca değişik ihram mescitlerinden niyetler yapılarak ara ara umreye niyet edilir ve her bir umre büyük coşku ve heyecanla yapılır. Her gün sabah ve akşamında yapılan tavafların ve Ka’be de kılınan namazların imanları ne derecede kuvvetlendirdiğini anlatmaya gerek var mı bilmem. Hudeybiye umresinin, tenim umresinin, cirane umresinin, nemire umresinin, Arafat umresinin, Cidde umresinin her birisinin kendisine özel heyecanı vardır ve umreciler bunların heyecanını ayrı ayrı yaşarlar. Kur’anın kadir gecesinde inmeye başlaması nedeniyle kadir gecesinde Nur Dağına yapılacak olan bir gezi çok anlamlı ve değerli olur. Hicrete ev sahipliği yapan Sevr Mağarasına yapılacak olan bir ziyaret hakeza umre ibadetine renk katan güzel ziyaretlerden birisi olur.
İnsanlar bütün bu güzellikleri Mekke’de ve Ka’be de yaşarlar. Buna benzer duyguların yaşandığı bir başka merkezde Medine’yi Münevvere’dir.
Medine Hz. Peygamberin kabrinin orada olması ve bununla birlikte Peygamberimizin hanımlarının ve çocuklarının pek çoğunun, halifelerin, on binden fazla sahabenin, Uhud Şehitlerinin başta olma üzere pek çok İslam büyüğünün Baki Mezarlığında bulunması nedeniyle çok önemlidir. İlk İslam devleti burada kurulmuştur. Kur’anda taltif edilen Kuba Mescidi Medine dedir. Kıbleyteyn Mescidi, Mescidi Seb’a, Uhut Dağı gibi pek çok yerin Medinede olması bu şehre ayrı bir değer katmaktadır. Medine Mescidi olarak biline Ravzay-ı Mutahhara da yapılan ibadetlere bin derece fazla ihsanda bulunulacağı hadislerde haber verilmiştir.
İnsanlar Ramazan ayında Medine de de büyük coşku ile ibadet ederler. Hz. Peygamberin mescidinde, onun manevi ikliminde, milyona yakın mümin ile birlikte kılınan teravih namazları, tutulan oruçlar, kılınan namazlar, açılan iftarlar inananların birbirlerine kenetlenmesine ve manevi haz duymalarına vesile olur.
Ramazan ayı rahmetin bereketin yeryüzünü dalga dalga sarıp kapladığı mübarek bir zaman dilimidir. Bu zaman diliminde mübarek beldelerde olmak, ramazanın bereketini ve rahmetinin işin merkezinde olarak değerlendirmek bir müslümanın arzu edeceği ve yaşamak isteyeceği güzelliklerdendir. Yıllardır mübarek ramazan ayını kutsal topraklarda yaşama imkânı bulan bir kardeşiniz olarak Kutsal topraklarda ramazan ayında yaşadıklarımı yazmaya çalıştım..Saygılarımla…











0 Yorum